Yüzümüze Dokunmamak Neden Bu Kadar Zor?

Yüzümüze dokunmaktan özellikle kaçındığımız bu günlerde istemsiz olarak dokunmakta ve kimi zaman dokunduğumuzu bile fark etmemekteyiz. Özellikle dikkat ettiğimizde yüzümüzün, burnumuzun kaşındığını hisseder ve ellerimizi yüzümüze götürürüz. Bu durum psikolojik mi yoksa bir alışkanlığın sebebi mi?

Yeni koronavirüs salgını dünyaya yayılırken, insanlar aralarına en az 3 adım yani 1.5 metre mesafe koyuyor, ellerini yıkıyor ve yüzlerine dokunmaktan kaçınıyorlar ya da en azından bunları yapmaya çalışıyorlar.

Kaşınan bir burnu veya saçı görmezden gelmek, söylemesi kolay ama yapılması zor bir eylemdir. Bu işi profesyonel olarak becerebilen insanlar bile zaman zaman ellerini yüzlerine götürme dürtüsüne yakalanırlar. Amerikan Enfeksiyon Kontrol Dergisi‘nde, 1 Şubat 2015 tarihinde yayınlanan makalede, araştırmacılar bulaşıcı hastalıkların önlenmesi konusunda eğitim gören tıp fakültesi öğrencilerinin, ders sırasında saatte ortalama 23 kere yüzlerine dokunduğunu gözlemlemişlerdir.

İnsanlar, makyaj yaparken, dişlerini fırçalarken ve diş ipi kullanırken veya düşen saçlarını kaldırmak için ellerini yüzlerine götürme alışkanlığı edinmişlerdir. Bu sebeplerden ötürü ellerimizi yüzümüze götürmek en yaygın alışkanlıklarımızdan biridir. Bunun yanı sıra bu alışkanlıklara ek olarak tozlu ve kirli bir iş yerinde gözlerimizi ovma gibi alışkanlıklarımızda bulunmaktadır.

Yüze dokunma eğilimi sadece alışkanlık değil, aynı zamanda bir gösteriş durumudur. Toplum içinde güzel bir görünümümüz olması için uğraşırız. Örneğin ağız çevresindeki yiyecekler, birinin iğrenç olduğunu veya görünümüne dikkat etmediğini gösterebilir. Yüze dokunmak, insanların yansıttıklarını düzenlemelerine olanak sağlar.

Yüze Dokunma Alışkanlığı

Yüze dokunmak birçok insan için kötü bir alışkanlık olsa da, endişeli olanlar için daha kötü olabilmektedir. Stresi yönetmek için, yüksek nörotism(psikolojide; bir insanın devamlı olarak olumsuz duygusal durumlara eğilimli olması) seviyelerine sahip insanlar, tırnaklarını ısırmak veya saçlarını çekmek gibi vücut odaklı tekrarlayan davranışlar gerçekleştirebilir. Bu yüzden insanların büyük bir kısmı az şiddetli stres zamanlarında kendilerini rahatlatmak için yüzlerine dokunurlar.

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezine göre, insanların yüzlerine dokunmalarının, yeni koronavirüs tarafından enfekte olmalarının ana sebebi olmadığını söylemektedir. Yine de, bu merkez, burnunuza, ağzınıza veya gözlerinize dokunmamanızı önerir çünkü virüs bu şekilde de bulaşmaktadır. Kirlenmiş bir yüzeye dokunursanız, ellerinizi sabun ve suyla temizlemeyi veya dezenfektan kullanmayı unutmayın.

İnsanlar, yüzlerine dokunmamaya gayret ettikleri zaman daha fazla dokunabilirler. Bu durum tıpkı, birine kırmızı kalemi düşünme dendiğinde o kişinin aklına kırmızı kalemin gelmesi gibidir. Alışkanlığı kırmak için, yüzünüze dokunduğunuzda kendinizi cezalandırmak yerine daha fazla farkında olmaya çalışın ve dokunmamaya gayret gösterin ve bazı önlemler alın. En basit olarak, saçlarınızı yüzünüze gelmeyecek şekilde tarayın. Bazı basit önlemler iyi sonuçlar verecektir. Sağlıklı kalın!

Yorumlar