Silikon Vadisi; Teknolojinin Karanlık Yüzüyle Yüzleşin

Yüksek teknoloji işletmelerinin ve beraberindeki yüksek maaşların yanı sıra Silikon Vadisi, ABD’deki en yüksek toksik atık alanlarından birine sahiptir. Bunun nasıl ortaya çıktığını öğrenmek için makalemize göz atabilirsiniz…

Silikon Vadisi ile ilgili birçok efsane duymuş olabilirsiniz, bölgede artan gayrimenkul maliyetleri, gelir eşitsizliği gibi durumlar gösterilenin aksine durumun ne kadar içler acısı olduğunu ortaya koyuyor.

 

Silikon Vadisi Nasıl Bu Kadar Kirlendi?

Silikon Vadisi’ndeki gayrimenkul hakkındaki gerçek tamamen farklı ve önemli ölçüde daha karanlık bir şeydir.

Silikon Vadisi bölgesi (Kaliforniya eyaletinin sadece küçük bir kısmıdır) Çevre Koruma Dairesi (EPA) tarafından Süper Fon siteleri olarak belirlenen 29 alan içermektedir.

Silikon Vadisi çevresine büyük çevresel zararlar veren bir bölge olarak bilinmektedir. Bu yüzden gerekli önlemlerin alınması gereklidir. Teknolojinin ana merkezi olarak bilinse de böyle bir özellikle anılması hiçte hoş değildir.

 

Silikon Vadisi Birçok Şirketin ve Teknolojinin Doğum Yeridir

Şuan kullandığımız birçok teknoloji Silikon Vadisi tarafından ortaya çıkmıştır ancak Tayvan, Çin ve Güney Kore gibi denizaşırı üretim merkezlerinde de çok sayıda modern teknoloji üretimi yapılmaktadır.

Bu ülkelerde kullanılan üretim süreçlerinin pek çoğu ilk olarak bu bölgede geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Silikon Vadisinin modern dünyamızı oluşturan birçok şirket ve teknolojinin doğum yeri olduğunu söylemek gerçekten zor değildir.

 

Silikon Vadisi 1950’lerde Çiçek Açmaya Başladı

San Francisco’nun konumu onu telgraf ve radyo endüstrilerinin mantıklı bir merkezi haline getirdi. Bölge, savaş yıllarında, savaş sırasında radar sistemleri radar sistemleri ve osiloskoplar inşa eden Hewlett Packard gibi endüstrilerle birlikte inşaat için de kullanıldı.

Silikon Vadisi 1950’lerde gerçekten çiçek açmaya başladı ve çiçeklenme 60’ların, 70’lerin ve 80’lerin çoğunda sürdü- şu anda dünya çapında bilinen efsanevi birçok markaya da ev sahipliği yapmaktadır.

 

 

 Silikon Vadisi’nin Karanlık Mirası

Silikon Vadisi’nin büyük bir üretim merkezi olduğu günler devam etmekte ancak bu gelişmişliğin yanı sıra bölgede oluşan kimyasal atıklar git gide büyük bir sorun olmaya başladı.

Silikon Vadisi’nin şimdi karşı karşıya olduğu çevresel zorluklar, üretimin ilk günlerine kadar uzanıyor. Transistörler, mikroçipler ve diğer teknolojik mucizeler yaratmak için geliştirilen süreçler genellikle güçlü kimyasallar içeriyordu.

 

Ne yazık ki, bu kimyasalların bazıları sağlıksız hala gelen yan etkilerle geldi. Bilgisayar donanımının üretiminde yer alan çeşitli toksik kimyasallar vardır, ancak bu kimyasalların en önemlisi mikroçiplerin üretilmesi sürecinde yer alan trikloroetilen adı verilen endüstriyel kimyasaldır.

Silikon Vadisi’nin ilk günlerinde, TCE gibi kimyasalların kullanımı, depolanması ve atılması ile ilgili herhangi bir düzenleme yoktu. O zamanlar, TCE gibi kimyasalların aslında ne kadar zehirli olduğu da bilinmiyordu. Yeterli veri  olmadığı için insanlar bu kimyasalların faydalı taraflarını bilip ona göre kullanıyorlardı.

 

TCE’ye maruz kalmak sinir sistemini bastırır, bu yüzden anestezik olarak da kullanılmıştır. TCE’ye tıbbi olmayan maruziyet, alkol zehirlenmesine benzer bir durum yaratabilir ve aşırı maruz kalma, solunum ve dolaşım sistemlerindeki işlevleri ölümün gerçekleştiği bir noktaya kadar bastırılabilir.

Kimyasallara uzun süreli maruz kalma böbrekler ve karaciğer üzerinde büyük bir etki bırakmaktadır. Ek olarak, kimyasal topraktan kolayca yeraltı su kaynaklarına geçebilir ve suya girdikten sonra normal su arıtma teknikleri kullanılarak çıkarılamaz veya ele alınamaz.

 

Son olarak, Silikon Vadisi, hiç durmayacak sonsuz büyümeye giden hızlı bir tren gibidir. Ancak çoğu trende olduğu gibi, genellikle son bir varış noktası vardır.


Yorumlar

POPÜLER HABERLER