Kendini Gerçekleştiren Kehanet “Pygmalion Etkisi”

Pygmalion Etkisinin Mitolojik Hikayesi

Mitolojik ifadelere göre Kıbrıslı bir heykeltıraş olan Pygmalion, kadınların kusurlu canlılar olduğu fikrine kapılmıştır ve kadınlara karşı ilgisini kaybetmeye başlamıştır. Sonrasında hayalindeki kadının fil dişinden heykelini yapmaya karar verir. Zamanla heykele karşı şefkatli duygular besleyen Pygmalion ,ona bir isim verir “Galatea “. Onun heykele duyduğu sevgiyi, tanrıça Venüs ve Afrodit fark eder ve heykele can verirler. Böylelikle Pygmalion sevgisine karşılık bulur.

Pygmalion Etkisinin Psikolojik Yorumu

Bahsettiğim mitolojik hikaye zaman,mekan birazda şekil değiştirerek günümüzdeki liderlik kaynaklarına, kişisel gelişim kitaplarına kadar girebilmiştir. Kendi kendini gerçekleştiren kehanete göre büyük bir istekle neyi beklersen, karşılığında beklediğin şey gerçekleşir.

İnsan beyni telkin ve tekrar ile yönlendirilebilir. Böylelikle her duruma ve durum değişikliğine uyum sağlayabilme yeteneğine sahibiz. Kişinin becerileri, uygun destekleyici ortam ve ideallerine yön gösteren rehberler ile tekrar canlandırılabilir, geliştirilebilir.

Bu teoride bunun tam tersi bir durumda mümkündür. Birey sürekli olarak kendisine saygı duyulmadığını düşünürse, böyle bir durum o an içerisinde ya da gelecekte olmayacak olsa da çevresine şüpheci bir gözle bakmaya başlar. Etrafındaki insanlara düşmanca bir gözle yaklaşır. Çünkü algısı değişmiştir bu durumu sürekli olarak kendine hatırlatır.

“Sınıfta Pygmalion” Kitabı

Kendini gerçekleştiren kehanet  durumu, kişinin çevresinden gelen beklentilere bir süreden sonra istenilen yönde ve şekilde cevap vermesidir.

Robert Rosenthal ve Lenore Jacobson, 650 öğrenci ve 18 öğretmen üzerinde bu konuyu baz alarak bazı çalışmalar yaptı. Her sınıftan rastgele ve eşit sayıda öğrenci seçimi yaptılar ve iki grup şeklinde ayırdılar.

Bir yıllık eğitim sonrası rastgele seçilmiş olan birinci gruptaki öğrenciler genel zeka testlerinden ortalama üstü notlar alırken, ikinci gruptaki öğrencilerde bir değişim gözlenmez. Fark edilir ki potansiyel olarak üstün oldukları söylenen birinci grup çok iyi performans gösterirken, diğer grup standart performansını devam ettirir.

Öğretmenler yüksek performans beklentilerini sözel yolla ya da beden dili, yüz ifadesi gibi sözel olmayan yollarla dile getirmiş olabilirler. Öğretmenler olumlu düşünceleri kaliteli bir ilişki biçimi ile karşı tarafa geçirmeyi başarmışlar.

Öğretmenlerin olumlu beklentileri, iyimser yönlendirici davranışları öğrencilerin hem motivasyon gücünü arttırmış hem de onların algılama yetisini güçlendirmiştir.

Bu durumun tam tersi olan düşük beklentilerin düşük performans yaratması teoremine de Golem Etkisi denilmektedir.

Sonuç olarak eğer  bir insanı olumlu yönde değiştirmek istiyorsanız ona gelecekte olacağı olumlu insanı tekrar tekrar hatırlatın ve karşıdaki insanın becerilerini ve düşüncelerini önemsediğiniz ve desteklediğinizi sözel ya da sözel olmayan şekillerde ifade edin.

Eğer ki kendi başarınızı yükseltmek istiyorsanız kendinize doğru soruları olumlu bir şekilde sorun, odaklanmanıza yardımcı olacak olumlu gelecek hayalleri kurun. Bunları söz ile dile getirin hatta yazın ve görebileceğiniz konumlarda bulundurun çünkü tekrar beynin yakıtıdır.

Beynimizin dipnotu şu olmalı: Beklentiler, insanın performans grafiğini ve başarı çizgisini hayatını alt üst edecek kadar etkileyebilir.

 

 

 

 


Yorumlar

POPÜLER HABERLER