Çernobil Faciası ve Türkiye

Çernobil Faciası ve Türkiye yaşanan gelişmeleri sizin için yazımızda derledik. Çernobil Faciası Türkiye’yi nasıl etkiledi? Etkileri devam ediyor mu? Çernobil Faciası ve Türkiye hakkındaki yaşanan tüm olaylar yazımızda…
Ukrayna‘nın kuzeyinde Kiev yakınlarında Çernobil Nükleer Santrali; 26 Nisan 1986’da patlama yaşandı. Bakıma alınan santralin dördüncü reaktöründe meydana gelen patlamada, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının  tam tamına 200 katını aşan bir etki ortaya çıkardı. İlk anda patlamanın etkisi ile  birlikte santralde görevli  olan 31 kişi ölmüştür. Ancak daha sonrasında Türkiye’nin de aralarına dahil olduğu yakın coğrafyada on yıllar boyu sürecek ölümcül bir felaketin pençesine düştü.

Çernobil Faciası ve Türkiye

3 dakika… Sonra ölüm!

Santralde patlamaya müdahale eden ekiplerin de önemli  kısmı, birkaç dakika içinde maruz kaldıkları radyasyon sebebiyle hayatını kaybetmiştir. Santralin temizlenmesinde ise  çalışmalara katılanların da önemli bir kısmı öldü. Çalışmalara katılmak için gönderilen ordu birliklerindeki askerler ise, reaktör enkazında 3 dakikalık sürelerle çalıştı. Ve temizlik 15 gün sonra ancak tamamlanabilmiştir. Ancak askerler maruz kaldıkları radyasyon nedeniyle sonraki aylarda zaman içinde hayatını kaybetti.

Çernobil Faciası ve Türkiye

 

Sovyetler önce gizlemek istedi ama…

O dönemde Sovyetler Birliği’nin parçası olan Ukrayna’daki bu felaket ilk günlerde gizlenmeye çalışıldı. Ancak bu boyuttaki bir nükleer felaketi gizleyebilmek mümkün değildi. Kazada oluşan nükleer bulutlar 2 gün sonra İskandinavya’ya kadar ulaşmıştı. Avrupa’daki radyasyon düzeyinin ciddi boyutta artmasıyla gözlerin çevrildiği SSCB; felaketi dünyaya duyurdu ve yardım istedi. Çernobil faciası, dünyanın gündemine bu şekilde  oturdu.

 

Çernobil

30 kilometre çapında alan boşaltıldı

Radyasyondan en çok etkilenen santralin çevresinde 30 kilometre çapındaki alan boşaltılıp bu bölgede yaşayan 135 bin kişi hızlıca tahliye edildi. Reaktör binası 410 bin metreküp çimentoyla  ve 7 bin ton çelikle gömüldü. Besin maddeleri başka bölgelerden getirilerek ve radyasyon bulaşan gıdaların tüketimi yasaklandı. Tanı merkezleri kuruldu. 5 milyon 300 bin kişiye, radyoaktif iyodun tiroid bezi tarafından alımı engellemek için potasyum iyodür tabletleri de dağıtıldı. Ukrayna’da 18 bin kilometrekarelik tarım toprakları da radyoaktif kirlenmeye maruz kalmış, ülkedeki ormanların yüzde 40’ı  da kirlendi.

Kazadan 25 yıl sonra 2011’de yapılan  araştırmalarda bile incelenen sütlerde yüzde 93’te kabul edilebilir düzeyin çok üzerlerinde uzun ömürlü izotop sezyum-137 belirlendi. Ukrayna, Rusya ve Belarus’ta  2004’e kadar 18 yaş altı 4 bin çocukta tiroit kanseri vakası görülmüştür. Resmi raporlara göre ise 9 bin, bağımsız bilim insanlarına göre ise 30 bin ile 60 bin civarında insan Çernobil’in neden olduğu ölümcül kanser türlerinden birisine  yakalanmıştır.

Çernobil

48 bin yılda temizlenecek

Bilim insanları, yaklaşık 190 ton uranyum ve 1 ton plütonyumun hâlâ daha  santralin altında bulunduğuna işaret etmekte  ve bölgenin radyasyondan tamamen temizlenebilmesi için öngördükleri sürenin  ise, insanlığın ömrünün yetip yetmeyeceği konusu bir soru işareti. Çernobil’in yakınındaki Pripyat şehrinde günümüzde ölçülen radyasyon düzeyi bile normalin 20-40 kat üzerindedir. Ve tüm radyoaktif kalıntıların temizlenmesi için 48 bin yıla ihtiyaç olduğu öngörülmektedir.

Türk bakan: ‘Radyoaktif çay daha lezzetli’

Çernobil’in etkisine maruz kalan ülkelerden biri de Türkiye idi. Ancak o dönemde Türkiye’de yetkililer de bu felaketi o kadar hafife almıştı ki, dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral, Karadeniz’de yetişen çayların radyasyondan etkilenmediğini ispat etmek için kameraların karşısında çay içti. Bedeli sonraki yıllarda çok ağır olacak bu felakete ilişkin dönemin bakanı, “Karadeniz’e bir damla mürekkep düştü diye Karadeniz kirlenir mi?’ Radyoaktif çay daha lezzetlidir. Rusya’dan iyi bir şey gelmez. Ya komünizm, ya radyasyon” diye dalga geçmekteydi. Oysa binlerce kilometre uzaklıktaki İngiltere bile radyasyonun yıkıcı etkilerinden korunmak için önlemler almaya çalışmaktaydı.

Çernobil

 

Çernobil Faciası ve Türkiye; Türkiye görmezden geldi

Üstelik facidan birkaç gün sonra SSCB Büyükelçisi Türk yetkilileri uyarıp, Karadeniz’de ölçüm yapmalarını söyledi. O sırada dönemin Türkiye Atom Enerjisi Başkanı (TAEK) “Türkiye’ye ulaşsa bile etkilemez” açıklaması yapmaktaydı. Fakat radyoaktif bulutlar kazadan birkaç gün sonra 3 Mayıs’ta Trakya’ya ve ardından Doğu Karadeniz’e ulaşmıştı, radyasyon oranı 7 kat artmıştı. 4 Mayıs’ta Kapıkule-Edirne yolunda İstanbul’da havadaki radyasyonun tam bin katı fazla bir değer ölçülmüştür ve bunun nedeni Çernobil’di. Böylece Türkiye için Çernobil felaketi başlamıştı.

‘Batı tezgahı’ dediler

Avrupa ülkeleri radyasyonlu olduğundan dolayı Türkiye’den fındık alımını durdurdu. Hollanda Sağlık Bakanlığı ise, Türk çayında yüksek oranda radyasyon olduğunu açıklamıştı. Federal Almanya ise, Türkiye’den alınan 13 ton çayı iade etmişti. Türk yetkililerin olan biten karşısındaki tavrı ise, bu açıklamaları, “Batı tezgahı” diye nitelemek olmuştur. Dönemin Çaykur Genel Müdürü ise bu açıklamayı yapmakla yetinmeyerek, “çay kaynatıldığı zaman radyasyonun 5-6 kat düştüğünü” dahi iddia etmiştir. Felaketin etkileri ile ilgili TBMM’de, 1993 yılında soruşturma komisyonu kurulması önerisi de reddedilmiştir.

Çernobil Faciası ve Türkiye; Marmara’da 2, Karadeniz’de 3 kat arttı!

Uzmanlar bu sınırlı verilerle bile bütün bu yaşananların sonucu, Türkiye’de kanser  oranında çok ciddi bir  artış olduğu sonucuna varmıştır. Uzmanlar  Çernobil’in risklerinin hala devam ettiği uyarısında bulunmakta. Kanser vakaları; Marmara Bölgesi’nde 1986-1987 arası yaklaşık iki kat, Karadeniz’de ise 1995’ten sonra yaklaşık üç kat arttığına dikkat çekilmektedir.

 

 

Çernobil Faciası ve Türkiye sorunu her zaman ki gibi devam ediyor. Ukrayna’da 9 gündür devam eden yangın akıllara yine aynı sorunların olup olmayacağını hatırlattı. Gerekli önlemlerin alınması gerekeceğini tahmin ediyoruz…

 


Yorumlar

POPÜLER HABERLER