Beyin ; Bu Dünyadan Olmadığını Düşündüğümüz Vücudumuzun En Gizemli Organı

1300-1800 g ağırlığında mat pembe bir ıslak hücre yığını düşünün. Sizinle beraber büyüyen ve şekillenen 100 milyar sinir hücresinin içinde var olduğu bir hücreler topluluğu. İşte bu hücreler topluluğu bizim beynimiz. Beynimiz biz daha dünyaya  gelmeden var olan içinde milyarlarca farklı türden hücreyi barındıran vücudumuzun en gizemli organı. Beynimiz sayesinde hissedebiliyor, merak edebiliyor ve öğrenebiliyoruz. Hayatımızın her evresinde bizimle beraber gelişen bu hücreler topluluğu zamanın her bir parçasında ilgi çeken ve merak uyandıran bir olgu olmuştur.

Sinirbilimciler beyni araştırırken ilk önce bebeklerin beyinlerini araştırmayla başlarlar. Yeni doğan bebeklerin beynini incelemek, bilim insanlarına nasıl öğrendiğimize ve öğrenmenin, beynin yapısını nasıl değiştirdiğine ilişkin fikirler verir. Nasıl oluyor da dünyaya gözlerini açar açmaz bu kadar çabuk dünyaya adapte olabiliyorlar ?

 

Beynimiz vücudumuzun neredeyse yüzde 2 lik kısmını oluştururken nasıl oluyorda yüzde 20 gibi olağanüstü bir enerji harcama kapasitesine ulaşıyor. Bilinenin aksine yıllardır yanılgıya düştüğümüz beynimizin tamamını kullanamadığım gerçeği son yapılan araştırmalarda yalanlanıyor. Öyleyse tamamını kullanmamız için gereken güce nasıl ulaşacağız. Bu konuda çalışan sinirbilimciler beynimizin tamamını kullanmasak da büyük bölümünü gerekli egzersizlerle kullanacağımız sonucuna vardılar. Bu çalışmalar sonucunda düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme , stresten uzak bir hayat, kötü alışkanlıkları terk etmek gelişecek fonksiyonların önüne geçmek için yeterli oluyor.

 

Vücudumuzun en gizemli organı dün nasıl ilgi odağı olduysa yarın da ilgi odağı olmaya devam edecek. Gelişen yeni teknolojiler eşiğinde beynimizi daha çok anlamaya ve çözmeye devam edeceğimiz bir gerçek.