Albert Camus Kimdir? Eserleri ve Hayat Hikayesi

Albert Camus Kimdir? Avrupa’nın entelektüel yaşamı üzerinde 1945’ten sonra etkili olan Fransız yazar Albert Camus, yapıtlarında insanın varoluşunu konu almaktadır. Camus için çıkış yolu, felsefi bir tutum ve haksızlığa karşı bir savaş olarak algıladığı başkalarıdır.

Albert Camus Kimdir? Eserleri ve Hayat Hikayesi

Albert Camus Kimdir? Eserleri ve Hayat Hikayesi

 

 

Albert Camus Kimdir?

Camus çocukluğunu, Alsaslı bir tarım işçisiyle İspanyol kökenli bir hizmetçi kadının oğlu olarak dünyaya geldiği Cezayir’de geçirdi. Albert’in babası, çocuğun doğumundan kısa bir süre sonra Marne Savaşında hayatını kaybedince annesi iki oğlunu kendi başına yetiştirmek zorunda kaldı. On yaşındaki çocuk, aldığı bir burs sayesinde liseye devam edebildi.

1932-37 yılları arasında sürdürdüğü felsefe eğitimini, yakalandığı tüberküloz hastalığı yüzünden bitiremedi. İstediği öğretmenlik yerine, 1938’de gazeteci olarak çalışmaya başladı.

 

 

1934’ten Sonra: İlk Yazıları

Bütün insanlar için adil yaşam koşulları sağlayan bir forum bulabileceğini umduğu Komünist Partisine kısa bir süre için (1934/35) üye olduktan sonra, Fransız sömürgeciliğine karşı olan Alger Republicain (Cumhuriyetçi Cezayir) adlı günlük gazeteye yazı yazmaya başladı. Camus geçimini idarede çalışan bir memur olarak temin ediyordu. 20 yaşındaki delikanlı boş zamanlarında tiyatroda oynadı; L’envers et l’endroit ( Tersi ve Yüzü, 1937) adlı deneme  yazılarında ilk defa “dünyanın absürt basitliği” ‘ni konu aldı.

Caligula adlı oyunda (1938) Camus absürt olarak kabul ettiği hayata karşı umutsuz bir isyanı işledi.

Albert Camus Kimdir? Eserleri ve Hayat Hikayesi

Albert Camus Kimdir? Eserleri ve Hayat Hikayesi

 

 

1940’tan Sonra; Bir Yaşam Kriteri Olarak Başkaldırı

Camus toplumsal/eleştirel bir gazete makalesi yüzünden Cezayir’den sürülünce, 1940’ta kısa bir süre için Paris’te Paris-Soir gazetesinde redaktörlük yaptı. Aynı yıl ikinci evliliğini Francine Faure ile yaptı (iki çocuk). (İlk evliliğini 1933/34 sıralarında Simone Hie ile yapmıştı.) 1942’de “Combat” adlı direniş grubuna katıldı ve aynı adlı derginin kurucuları arasında yer aldı. Bir yıl sonra Gallimard’ın yayınevinde lektör olarak görev aldı.

 

L’etranger (Yabancı, 1942) adlı yapıtı işgal altındaki Fransa’da çok büyük bir olay oldu. Bu öykü, çok açık ve özlü bir dille, savaşın yüzünden tüm değer sistemlerinin geçerliliğini sorgulayıp boşuna hayatlarına anlamlı bir amaç arayan bir nesli tam can evinden vuruyordu: Cezayir’de yaşayan Marsault, toplumla ve onun değerleriyle bir ilişki kuramaz; işlediği bir cinayetten sonra idama mahkum edilir.

Le mythe de Sisyphe (Sisyphe Efsanesi, 1942) adlı deneme yazısında Camus, yaşamın saçmalığına ilişkin yaşanan ilk dneyimlere bir yanıt olarak, temelinde saçmaya karşı sürekli bir başkaldırı yatan yeni bir etik geliştirir. Kendine yeten bu baş kaldığıyla Camus, intihara hayır der, çünkü “yaşamak demek, saçmayı hayata geçirmek demektir.”

Albert Camus Kimdir?

Albert Camus Kimdir?

1945’ten Sonra; İnsanca Dayanışma

Savaş sonrasında Paris entellektüel yaşamına engistansiyalizm egemen oldu. Camus La peste (Veba, 1947) adlı romanında bireyin değerlere bağlı moral gücünü savundu. Saçma yaşam, insanların durumunu anlatabilmek için alegorik bir öğe olarak kullandı.

L’etat de Siege (Kuşatma) adlı dramı 1948’de ilk kez sahnelendi. Burada temsil etmektedirler bir adamla bir kadın bir kenti terörle yönetirler. Bütün kentte yalnız bir kadın, giderek felakete dönüşen vebaya karşı insanlık sevgisi ve merhametleri sayesinde savaşmayı sürdürür. Seven erkek, toplumu kurtarmak için ölüme gider. Savaştan sonra yazılan en başarılı dramı Les justes’de (1949, Doğrular) Camus, adaletin yerini bulması için zorbanın öldürülüp öldürülemeyeceği sorusunu sorar.

Suikastçı cinayeti işledikten sonra kendisinin de ölmesi gerektiğini kabullenerek böylece “adil” bir insan olur.

Albert Camus Kimdir? Eserleri ve Hayat Hikayesi

Albert Camus Kimdir? Eserleri ve Hayat Hikayesi – Nobel

1957; Nobel Edebiyat Ödülü

Başkaldıran İnsan, 1951 adlı toplumsal eleştirel deneme yazılarıyla Camus, özgürlüğü kısıtlayıcı, ideolojik düşünce sistemlerine savaş ilan etti. Camus bu düşünceleriyle yalnız faşizme karşı gelmekle kalmayıp Marksizmi de reddediyordu; bu yüzden Jean-Paul Sartre’nin arkadaşlığını kaybetti. 50’li yılların ortasında DDR (Alman Demokratik Cumhuriyeti, 1953) ve Macaristan (1956) ihtilallerinin bastırılmasını eleştirdi.

 

44 yaşındaki Camus 1956’da “çağımızda insanların vicdanen karşı karşıya kaldıkları sorunları aydınlığa kavuşturan” yapıtı için Nobel Edebiyat Ödülünü aldı.

Bu onura ideolojileri bir kez daha insanlık dışı olarak nitelediği 1956’da yayınlanan La chute (Düşüş) adlı öyküsü sayesinde layık görüldü.

 

Camus henüz 46 yaşındayken 1960’ta Villeblevin / Yonne’da şehrinde geçirdiği bir araba kazasında hayatını kaybetti.

 

 

 


Yorumlar

POPÜLER HABERLER